Alphone de Lamartine, Barisin Marsellaise’i
Sevgili dostlarim,
Birçogunuz bu grubu neden kurdugumu sorguluyor. Bana yazan ve sorguluyanlarin sayisi bir yaz aksami gökyüzündeki yildizlar kadar çok. Senin gibi Fatma’cim mesela, neden türk vatandasligini almak için bir milyon kisiyi bekledigimi, bir milyonun çok yüksek bir rakam oldugunu ve de sence hiç bir zaman ulasamayacagimi söylüyorsun. Ya da gerçekten ciddi olup olmadigimi sorgulayan, grubumda bir milyon kisi toplarsam sonuna kadar gidip gitmeyecegimi soran Munure’cim gibi.
Dostlarim… burada söz konusu olan benim gözümde özel bir degeri olan bir vatandasligi almak : burada hepimizin ortak paydasi olan Esitlik ve Kardeslik evrensel degerlerinden bahsediyorum. Söz konusu olan bir vatandaslik degis tokusu da degil. Bir vatandasligi digerine tercih etmek de.
Egri oturalim dogru konusalim : bulundugunuz yerde, beyaz peyniriniz ve Sezen Aksu’nun pek sevdigi kirmizi Yakut’unuzla rahatsiniz ; ben de camembert’im ve Bordeaux sarabimla kurulmusum masaya. Aramizda, Insanligin ilk gunleri gibi parildayan gözlerimizde yansiyan, bir güzel mavi masa örtüsü gibi uzanan Akdeniz. Bu güzel mayis ayinin günesinden yararlanarak saçlarimizi rüzgarin oksamasina birakmisiz. Açikçasi kendimizi, dogumumuzu gören bu ülkeden koparamayacak ve de kalkip gidemeyecek kadar tembel hissediyoruz. Antoine de Saint Exupery’nin dedigi gibi, « bir ülkeye ait oldugumuz gibi çocuklugumuza aitizdir », degil mi ?
Ama bugün el kol haraketleriyle, yüksek sesle konusan ve rahatimizi bozan insanlar var. Arkadaslarinizla bir lokantanin terasindayken rahatsiz edilmek gibi. Ankara’da ya da Paris’te olsun, günesin tadini çikarirken eski dostlarimizla anlasabilmek için tek bir bakisin yeterli oldugu o sonsuz haz anlarini hepimiz biliriz. Bu gibi durumlari daha önce yasadiginiza inaniyorum. Aniden, kimsenin tanimadigi ayyasin teki gelir. Herif konusmaz, kuduz köpek gibi havlar. Saldirgandir, insalari assagilar, masalari iteler, bardaklari yere düsürüp kirar. Sonra masaniza gelerek size ders vermeye kalkar. Kiminle yemeginizi paylasip paylasamiyacaginizi, kiminle felekten bir gün çalip kiminle tartisacaginizi söyler. Kiminle savasip kiminle seviseceginizi de…
Ve sizleri ayirmak ve arkadaslarinizla aranizi açmak için bu gibi insanlar herzaman « geçerli » nedenler bulurlar : teninizin rengi ayni degildir, ayni sosyal siniftan degilsinizdir, ayni dinden degilsinizdir, ayni ülkeden degilsinizdir… tabîi ki tamamiyle saçmalarlar ama ne yaparsiniz sarhosturlar ! Kendi laflari ve kötülüklerinin sarhosudurlar.
Yapilmamasi gereken hata, onlara herhangi bir deger vermektir. Genelede hepimiz bu hataya düseriz. Ilk basta da ben olmak üzere. Halbuki babaannem herzaman söylemistir : « bir sarhosu bos yere ikna etmeye çalisma, seni dinlemeyecegi gibi duyamaz da ! » Ve gerçekten de, dogustan tatminsiz olan bu küçük insanlar, (ki en büyük sorunlari da budur zaten) kendilerine bir nebze dikkatinizi atfettiginiz andan itibaren, sizin gözünüzde var olmayan bir önemin odagi olduklarini zannedeceklerdir.
Kisacasi, patirti bu ayyasin etrafina insanlari çekecektir ve sonuçta, kendisini ikna etmeye çalismaktan bikip tartismayi bitireceksiniz. En nihayi, tartismanin basindan sonra gelmis olan insanlar sadece o kisiyi dinlemis olurlar ve siz de, arkadaslarinizla geçirebileceginiz degerli bir vakti bos yere harcamis olursunuz. Söyleyecek baska lafi olmayan gerizekali politikacilarimizin, devlet baskanlari olabilmek için bulabildikleri yolun bu oldugunu düsünüyorum Türk kardeslerim. Onlardan önce gayet güzel ve de daha da önemlisi baris içinde yasiyorduk !
Iste bu yüzden dünyanin çok içip delirmeye yüz tuttugu bir zamanda kurdum bu grubu. Bu ayyaslara çok basit bir seyi hatirlatmak için : Bizim yasam tarzimizi tayin etmek, kimin kardesimiz olup kimin olmadigini söylemek onlara düsmez. Bulunduklari koltuklari bizim, yanlislikla, kendilerine atfettigimizi unutmasinlar.
Yol yordamimi ütopist bulabilirsiniz. Ama ben, bu ayyaslarin bizleri bölüp daha büyük rahatlikla saçmaliklarinin kölesi yapmaya çalistiklari bir zamanda, bir grup kurup, bir milyon türk kardesimin kardeslik adina katilmasi fikrini ütüyopyaci bulmuyorum. Bizleri artik hiç bir seyin ayiramayacagina eminim. Cünkü daha da güçlü, daha da dayanikli oldugunuz kanaatindayim. Kisacasi, bizde dendigi gibi, « bir Türk gibi güçlüyüz ».
Kulaklarimizi tikayip gözlerimimizi açmamiz yeterli olacaktir. O zaman, taa içimizde hissettigimiz bu Gerçek ortaya çikacaktir. Ve Gerçek sudur ki, korkularindan içip içip sarhos oluyorlar. Gerçek sudur ki, bu kadar gerizekali sekilde düsünmekte yalniz olduklarini biliyorlar. Gerçek sudur ki, birbirimize duydugumuz evrensel sevgiyi kiskaniyorlar. O yüzden kendilerinin seviyesine inmemizi istiyorlar. Su bilgelik dolu Türk atasözünü hatirlatmak isterim : « kendi düsen aglamaz ».
Etrafima bakiyorum, hepimizi göruyorum : Fransizlar ya da Türkler, farki ayirt edemiyorum. Fransa ve Türkiye bizleriz. Tekar ediyorum : « Bu güzel mavi masa örtüsünün her iki tarafinda bulunan kardesleriz. Ve herhangi bir anda, masanin üzerine çikip birlikte dans edebiliriz ya da bizleri birlestiren seyler için sevinçten, bizleri ayirmak isteyenlere karsi kizginliktan yumruklarimizi kaldirabiliriz. » Ben düsmeyecegim. Sizler de düsmezsiniz. Yanliz olduklarindan, saçmalamadan bir adim dahi atamayan ayyaslar, kendi baslarina düserler.
Fransiz olmaktan gurur duyuyorum. Tarihi boyunca Fransa’nin savas alanlarinda kazandigi çok sayida zafer yüzünden degil. Kendi kardeslerinizi öldürmekten ya da kullanmaktan mutlu olabilir miyiz ? Fransiz Devrimi’nden beri Fransa’nin, insanligin özgürlesmesi ya da vicdan özgülügü için verdigi çok sayidaki sosyal alandaki mücadeleler yüzünden de degil. Gerçeklesmesine katkida bulunmadigimiz seyler için övünebilir ya da utanabilir miyiz ? Ayni sekilde, atalarimiz tarafindan baslatilmis bagimsizlik ya da özgürlük mücadedelerini devam ettirmeden mutlu olabilir miyiz ? Ben de bundan kivanç duyabilmem için tamamen sarhos olmam gerekir !
Sonuç olarak, arkadaslarim, Fransiz olmaktan tek bir sebepten dolayi gurur duyuyorum : arada sirada da olsa, yumrugumu kaldirma cesaretini kendimde buldugum için. Bizden önce, atalarimizin, ister Robespierre ister se de Atatürk olsun, cesaret edebildikleri gibi. Bu evrensel cesareti Jean Jaures 1903 yilinda Albi’de verdigi nutukta söyle tanimlar : « Cesaret, gerçegi aramak ve söylemektir. Yoldan zaferle geçen yalanin kanunlarina boyun egmemek; ruhumuz, agzimiz ve ellerimizle aptalca alkislamalara ve bagmaz yuhalamalara cevap vermemektir. »
Dolayisiyla evet, türkler, kardeslerim, bu cesareti için gerekli gücü ve enerjiyi bulabildigim kisa zamanlarda, Fransiz olmaktan gurur duyuyorum. Tipki siz de, biraz olsa da birseyleri degistirebilmek için gerekli cesareti, enerjiyi ve çilgin umudu kendinizde bularak, bu grubu kurma sebeplerimi paylasarak, esinizi dostunuzu, kardeslerinizi, ailelerinizi, grubun varligini kulaktan kulaga yayarak, katilmaya davet ederseniz, gurur duyacagim gibi ! Cilgin bir bahis gibi : evrensel bir kardesligin gerçeklesebilecegini gösterebilme umuduyla. Iste o zaman bir Fransiz olmaktan daha da gurur duyacagim . Ve gidip Türk vatandasligimi ülkemin konsoloslugundan istemek benim için bir gurur kaynagi degil seref olalacaktir. Kardeslerinin ellerini birakmayip, ayni evrensel sevgi ile Dostluk ve Kardeslik çagrisina beraberce cevap verme serefidir. Boylelikle bu Türk vatandasligi benim için özel bir renge bürünecektir. Derin Insanliginizin koyu akdeniz mavisine.
Aurel
5 commentaires:
ne yazık ki çoğunluğu bence ırkçı olan insanlar oluşturuyor. onlara sorsan aslında sadece vatanseverler ama vatanını sevmek onlar için diğer vatanları ve o vatanların insanlarını"öteki" yapmak.
bunu sadece türkiye için demiyorum. fransa'yı senin türkiye'yi tanıdığın kadar tanımasam da tanıyorum. dediğin gibi pek de değişen birşey yok.
kadehimi dünya vatandaşlığımıza kaldırıyorum=)
hamiş:sana yazılan bazı şeylerin kalbini kırmasına izin verme.
çok güzel yazılmış bir yazı, çok güzel düşünülmüş bir oluşum ancak sadece türklerin bu barış ve dostluk, kardeşlik, birliktelik çabasına katkıda bulunması, katılması yeterli olacak mıdır birşeylerin değiştiğine, başarıldığına ya da çabaların amacına ulaştığına inanmada?
Olmasi imkansiz bir bahis yapki için rahat olsun :)
Bildigim kadar Tükiye Cûmhuriyeti sende 1 milyon ki$inin imzani istemiyor :P
Ama $ayyet 'olsun' 'olmasin' diye bir komuoyu yoklamasi yapilsa bile bence senin türk vadanda$i olmani istemeyen daha çok insan toplanir...
"Türk olunmaz dogulur", o kagit parcasida anca orda burda ben Türk oldum diyebilmeni saglayacak, eger Türk dostuysan öyle kal !!
Enregistrer un commentaire