dimanche 25 mai 2008

Bellek ve Rakı

Aurélien Roulland
Çeviri : Antoni YALAP









Boğaz gözlerimin içinde

Sakin, Ney uğultusu gibi
Bedbaht türküler yükselmekte
Haliç’te, dizelerden kadehlere
Denizi düşlemeli, Kara
Geceyi saran bir örtü
Akıyor, anason gibi berrak
Katakombların mavi serinliğinden ;
Uçsuz bucaksız samanyoluyum ben
Şu sonsuz baharatlar diyarıyım
Toz kapmış Kristal kokuyorum
Geçmiş zamanların ihtişamı
Poseidon’un torunu
Sevgili Bizas gibi
Fışkırdı kentlerin kenti
Derin ve kara uçurumlardan

Dirildi Trakya denizlerden
Bulanık sularında yüzdüğümüz
Hayal aşkların Fatih’leri gibi
Ruh ikircikliğinde gecelerin
Burda doğdu Avrupa
Barbar solukların uzağında
Kalelerimin kıyılarında sönen
Yakut rengi ışıltı pıhtıları
Görüyorum yine o bal âlemini
Tahıl altını denizleri
Güneş tenli güleç köleyi
Göz yaşartan narenciye meyvesi
Ey, antik lezzetlerin Atina’sı
Ey, geçmiş adakların Spart’ı
Görkeminiz o an işte battı
Esrarengiz okyanusların aynalarında

Ve Roma’lıların kızıl hamleleri
Korkudan sarartan yüzleri
Justiniüs’ün çılgın dönemi
Klamid’lerin gizinde dokunan
Tez diriliver Theodora
Canlan yine imparatorluk yosması
Aya Sofya’da ağlıyor bazen yine
En son solukların uğultusu
Ey geçmiş görkemin kokusu
Göbeğinde gökyüzünün
Gidip gelirken, sarhoş
Akarken arslan tohumlarım
Solgun memelerinin arasında
Taşkın bedenini boğarcasına
Fışkırtarak erkeksi sarhoşluğumu
Ve sen Theodora, kanım

Parlak o Nazar boncukları
Çoktan ölmüş Konstantinopolis
Seyreder geçerken Osmanlı’ları
Şaşmasın kimse Bâb-ı Ali’yi
Allah-ü Ekber, Koru yarabbi
Anadolu’nun şairlerini
Bir mezeye iki bardak su
Saklayıp gizlerken sütü
Islatırdım iliğine dek
Zevkten uçarcasına
Yıldızlar hareminde yıkanırken
Ve lâleler kaplarken
Fraktallerin türkuvaz seherini
Gökkuşuğanı süsleyen Boğaz’da
Sinsice akıyor tenimde ışıltıları
Anasonun derin hatıraları

Çanakkale’nin yakıcı rüzgarı
Döküldüğüm soğuk hendeklerde
Beni çağıran bu ürkek eller
Katledilen çocukların üzgün elleri
Beni dağlayan bu yakıcı rüzgar
Aydınlığa çıkan gölge gibi
Ağır bir topçu atışı gibi
Kuyrukluyıldız gibi parlayan
Ve acı çeker şeffaflığımda
Hırçın gecelerimin şiiri
Bu yakıcı rüzgar dalarken
Boğazı kurumuş
Öldü Kemal, bitti herşey!
Mavi gözleri doğuyor ama
Türkiye’nin her bir yanında …
Boğulurken ben Rakı destanında …

Aucun commentaire: